|
St. Valentine sizce kim? Bu kadar efsanevi bir kutlamaya sebep
olacak ne yaptı? Peki, Valentines Day/Sevgililer günü nereden çıktı?
Doğrusu hiçkimse St. Valentine’ın kim olduğunu tam olarak bilmiyor!
Bilinen en az üç farklı azizin Valentine ya da Valentinus olarak
anıldığı. Ve, hepsinin de şehit olarak öldükleri! E zaten çoğumuz
artık aşkın ne kadar ölümcül olduğunun farkında değilmiyiz?
St. Valentines Day / Sevgililer Günü Roma İmparatorluğu döneminde
ortaya çıkmış. Antik Roma döneminde 14 Şubat gününde, Roma’lı Tanrı
ve Tanrıçaların kraliçesi (Juno – kadın ve evliliğin kraliçesi
olarak da bilinir) onuruna kutlamalar yapılırmış. Ertesi gün yani 15
Şubat ise Lupercia bayramı olarak bilinen festivalin ilk günüymüş.
Valentine ise o dönemde Roma’da bir papazmış. Her yıl 14 Şubat’ta
köylerdeki gençler festival boyunca eşleri olmasını istedikleri genç
kızların isimlerini bir kağıda yazıp kutuya koyarlarmış. Çoğu zaman
da bu çiftleşmeler yıl boyu devam eder ve evlilikle sonuçlanırmış.
Ama, imparator 2.Claudius bekar erkeklerin evli ve aileli olanlardan
daha iyi asker olduklarına, sevdikleri yerine savaşa konsantre
olmaları gerektiğine karar vermiş ve genç erkeklere nişanlanmayı da
evliliği de yasaklamış. Valentine ise bunun büyük bir haksızlık
olduğunu düşünerek gençleri gizli gizli evlendirmeye devam etmiş ve
Claudius’a karşı gelmiş. Bu durum farkedilince Claudius Valentine’ın
bir 14 Şubat günü öldürülmesini emretmiş. Son-1!
Başka bir hikayeye göre de Valentine aslında, ilk “Valentine /
Sevgili” mesajını kendisi yollamış! Valentine papazlığının yanısıra
aynı zamanda hekimlik te yaparak hastalıkları tedavi ediyormuş.
Hapisteyken genç bir kıza - kendisini sık sık ziyaret eden
gardiyanın kör kızına – aşık olmuş.Gardiyanın kızını yeniden
görebilmesini sağlaması için tedavi ediyormuş. İdam edileceği gün,
14 Şubat’ta, “From your Valentine / Sevgilinden” imzalı bir veda
mektubu yazmış ve kimilerine göre de bu mektup genç kızın yeniden
görmesini sağlamış. Son-2!
Eminim bu efsaneler çok çeşitli versiyonlarda anlatılabilir. St.Valentine
efsanelerinin ardındaki gerçekler ne kadar karanlık ta olsa, bu
hikayeler onu sempatik, kahraman ve herşeyden önemlisi romantik bir
figür haline getirmeye yetmiyor mu?.
Sevgililer Günü’nü kutlamak sadece herzamanki hislerimizi daha
etkili sunabilmenin basit bir yolu olsa gerek. Gıpta ettiğim
kimilerine göre ise sevgi öyle daima ruhlarında, kalplerinde ki
kutlamak için özel bir gün asla gerekmiyor. Bakışlarından bile o
anın ne kadar özel olduğunu anlayabiliyorsunuz.
Buradan, ne kadar süreceğini düşünmeden sonuna kadar yaşanabilecek
bir sevgiyi yakalayabilen ve yaşayabilen herkesin Sevgililer Günü’nü
kutluyorum.
Unutmayın, gerçek sevgi ne kadar kısa sürerse sürsün onu hiç
yakalayamayanların tüm yaşamlarına değerdir.
A! peki gerçek sevgiyi henüz yakalayamayanlara ne olacak? Onlara da
bir an önce Aşk Tanrısı Eros’un gazabına! uğramalarını temenni
ediyorum. Yine bir söylentiye göre bu minik haşarı, kanatlı çocuk
her 14 Şubat’ta ortaya çıkıp milyonlarca aşk oku atıyormuş!
Hadi ne duruyorsunuz hala?!
Bu yazı bana aş değil aşk lazım diyenlere ithaf edilir!
Not: Eminim hepinizin 14 Şubat Sevgililer Günü için bir planınız
vardır. Planınız her ne ise başlamadan önce size vereceğim “Aşk
İksiri”ni denemenizi tavsiye ederim.
Aşk İksiri
1 ölçü Cointreau
1 ölçü Brandy
1 ölçü Light rum
1 tatlı kaşığı limon suyu
4 adet buz
Hepsini bir cam kaba koyup çalkalayın. Buzlukta beklettiğiniz
bardaklarda servis yapın.
Biter bitmez evden çıkın!
|