ŞİİRLER

Sevenin Sitemi

DILIME BIR NAME DÜSTÜ
COSTU DIL KALBE TASDI
BILEMESSIN NE ATESDI
HAMDI GÖNLÜM YANDI GÖNLÜM
ÇÖLDE SUYA KANDI GÖNLÜM.
BIR RÜZGARKI CANLA VURUR
DAGIDA OVAYIDA SAVURUR
GÖNÜL SEVDIGINDE DURUR
HAMDI GÖNLÜM YANDI GÖNLÜM
MECNUN OLDUM SANDI GÖNLÜM.

KALBIM BIRDEN DURA YAZDI
O BEYAZDAN DAHA BEYAZDI
HER TELDE CALAN SAZDI
YANDI GÖNLÜM PISDI GÖNLÜM
YARAB NARE DÜSDÜ GÖNLÜM


----------

Bir Çiçek Aldim

Dün gece yine yalnizdim
Sokaga çiktim
Ve kendime bir çiçek aldim
Kendim almamis gibi yürüdüm sokaklarda
Ve yalniz degilmisim gibi düsündüm
Ama her gece gibi
Dün gece de yalnizdim
Ve kendime bir çiçek aldim
Bir saat geri alinmis saatler
Ben geri almadim
Ve bir saat daha yalniz kalmadim
Bir masaya oturdum
Iki çay ismarladim
Ben içtim
Sen soguttun
Sana söyleyecegim her seyi yuttum
Çok dert etmedim
Çünkü yoktun
Dün gece yine yalnizdim
Rahat agladim
Yoklugundan gizlemedim gözyaslarimi
Ve lambalari hiç karartmadim
Dün gece
Her gece gibi yalnizdim
Sokaga çiktim
Ve kendime bir çiçek aldim
Sen sandim
Koklamadim

-------------
BİR GÜN BENİ SEVDİĞİNİ

BİR GÜN BENİ SEVDİĞİNİ ANLAYIP GERİ DÖNERSEN,
BENİ BULAMAYACAKSIN.ÇÜNKÜ SANA OLAN SEVGİM,
SEN GİTTİĞİNDE BİTMEYECEK;
AMA DÖNDÜĞÜNDE DE SENİN OLMAYACAK

-------------

Hayatta Tek Umudun

Hayatta Tek Umudun Gülmek Olsun,
Bırgün Aglarsan Mutluluktan Olsun
Unutma Seven Bırkez Ölür Ölen Bırkez Gömülür
Benım Sana Olan Sevgım Ne Ölür Ne Gömülür........

-------------------

Sana ne demeliyim bilmiyorum

Sana ne demeliyim bilmiyorum. güneşim desem güneş batıyor,
Hayatım desem hayat kısa, gülüm desem oda soluyor,
Sana canım demeliyim, çünkü bu can seninle yaşıyor...

-------------------

Kimi ağaçlara kimi camlara

Kimi ağaçlara kimi camlara yazar sevdasını,
Bense ağaçlara yazmadım kurur diye,
Camlara da yazmadım buğulanır diye,
Seni kalbime yazdım sonsuza dek kalasın diye..

---------------

Göğsüme Yaslanıp da Ağlama

Göğsüme yaslanıp da ağlama
üşüyebilir yüreğindeki incecik kıpırtı
şaşırır oğlunun çocuk sevinci
göğsüme yaslanıp da ağlama
çok geç öğrenilmiş bir sevdadır ayrılık
incinir öteki kıyıların uzak bakışları

göğsüme yaslanıp da ağlama
sevmeyi denemeye dayat yüreğini
ışısın umudun karanfilleri

göğsüme yaslanıp da sakın ağlama

-----------------

Aşk İklimi
On sekiz yaşın nisan günleri
Dünya bir kızın gözlerinden ibaret
Hayat bir tas su içimi
Ne zaman oldu aklımda yoktu
Yağmurlar yağdı hatırladım
Yayıldı içime aşk iklimi
Toprak kokusu bu muydu
Böyle miydi benim insanlarım
Ben hiç yoruldum mu severken
Ah bu uzak ses kimin
Şüpheniz olmasın şimdi bile
Düşüp ardına gidebilirim



-----------------

Seni Çok Seviyorum
Sensiz geçiyor günlerim
Ellerine hasretim
Nefesini özledim
İstiyorum seni istiyorum
Çok özledim seni gel diyorum
Olmaz böyle sevda nerden sevdim diyorum
Kıskanıyorum inan ki çok seviyorum

Sevdalı olmayan bu hasreti bilemez
Esen rüzgarlardan haber bekleyemez
Ve sensiz bir gün geçiremez
İstiyorum ben seni istiyorum
Yokluğuna alışamadım
Olmaz olası kendimi avutamadım
Rüyalarımı çaldın, inanamadım
Umutlarım sana bağlı anlatamadım
Mutlu değilim şimdi seni çok sevdiğimi HAYKIRAMADIM

-----------------

Rüzgar Olup Uçur Beni
Rüzgar olup uçurmak istiyorum seni sonsuzluğa.. Sonsuzlukta yaşamak istiyorum ben bu aşkı.. Hiç bitmesin diye.. Olurda bir gün gidersen.. Beni benden alıp gidersen.. Arkana bakma git.. Ben sensiz de yaşatırım bu aşkı..

-----------------

Askersin
Aşkımsın, canım uğruna feda.
Canımsın, ruhum sana vefa.
Hayatımsın, herşeyimsin
Askerim, canımı koydum senli yıllara...
Sen vatanı beklerken,
Ben seni bekliyorum.
Sen beni
Bende seni özlüyorum.

Sensiz geçen günlerin hesabını,
Bana soruyorum hergün..
Komutanına kızıyorum,
İzin vermiyor birgün.

Askersin vatan için canın feda,
Benimsin, ölüm ne demek sensizlik yanında.
Dikkat et beni sensiz bırakma..
Bu vatandan çok benim ihtiyacım var sana...

-----------------

Yıldız
İçimin semalarında dolanan bir kuyruklu yıldızdın sen..
Parladıkça ömrüme ömür katıp
Söndükçe hayatımdan çalan...
Yıldız kaydı,
Ve ben sende öldüm..
Şimdi hayat bulacak bir başka yıldız arıyor gözlerim...


-----------------

Sürgün Sevda
Dalgalarında çırpınan bir martının kanatlarındayım bu gece
Sana türküler söylüyorum yakamozlu gecede
Ama sen yoksun
Bir şehrin uğultusu geliyor çok uzaklardan
Yasak kadınlar dolaşıyor bu şehrin caddelerinde
Yasak adamlar
Yasak yürüyüşler yapılıyor
Marşlar yazılıyor direnişçilerin üzerine
Pankartlar açılıyor bu şehrin caddelerine
Biz seninle el ele dolaşamıyoruz bile
Sevdamıza ne marşlar yazılıyor
Ne de pankartlar açılıyor
Sevdamız sürülüyor bir şehirden bir şehire
Sana mektuplar yazıyorum hasretimi anlatan
Gözüm yollarda geleceksin diye bekliyorum
Bizi ayıran iki şehrin arasındaki yoldan
Sen değil mektupların geliyor
Oysa binlerce mektuba değişirdim
Seni bir kez görmeyi sana bir kez dokunmayı
Sevda sürgünleriyiz bu şehrin sokaklarında.
Ben sevdalı sen sürgün
Patlayan bir mayının alevi gibi
Yüreğim yangın yeri şimdi
Yüreğim nelere hasret bir bilsen.
Yüreğim en çok da sana hasret
Hüzünler sarıyor her yanımı
Bir sigara bir sigara daha
Bastıramıyor ne içimdeki isyanı
Nede sana olan sevdamın yangınını
Bir şehrin uğultusu geliyor çok uzaklardan,
Ama sen yoksun
Ucuz pazarlıkların yapıldığı
Yasak sevişmelere tanık oluyor bu şehrin caddeleri
Bir bizim sevdamıza tanık olamıyor
Bir kız çocuğu geçiyor gözlerimin önünden
Gözlerim doluyor sana olan özlemimden
Sevda sürgünleriyiz bu şehrin sokaklarında
Ben sevdalı sen sürgün
Bir rüzgarın esintisiyle irkiliyor bedenim
Yine gelmeyeceksin dün gece olduğu gibi
Kaç gece geçti artık sayamıyorum bile
Bu şehrin caddelerine sevda sokağı adını verdim ben
Yüreğinden yaptığım evi yıktılar
Sevdanın sokağına çadır kurdum bu gece
Yıkamayacaklar
İçimden neler geçiyor bir bilsen
İsyanım son perdesini oynuyor bu gece
Ben sevdalı sen sürgün
Sevda sürgünleriyiz bu şehrin caddelerinde....

-----------------

Sensin
Canıma tak ettiginde,
bu ellerden gitmek istedigimde,
beni baglayan SeNSiN.
Söylenen şarkıları dinlediğimde,
hüzünlü şarkılarda için için ağladığımda,
ağlama sebebim SeNSiN.

Şöyle bi dalıp gittiğimde,
kendi kendime hayal kurduğumda,
hayallerimin başında gelen SeNSiN.

Hersey çekilmez hale geldiğinde,
Hiçkimseye sevgi gösteremedigimde,
sevdiğim sadece SeNSiN.

-----------------


SEVMEK VE AYRILMAK
Bir akşam üzeri başladı her şey
Ben avare insandım halbuki
Nasıl oldu,birdenbire sıkıldım
Kasım ortalarında bir akşam
İçmemiştim aşıktım.

Bir yol iner Laleli'den aşağı
Bilir misiniz insan yürüdükçe açılır
Bilmem aşıklıktan mıdır,nedir?
Akşam olsa uyusam sırt üstü
Bütün rüyalar seninledir.


Ya beraber uyuduğumuz geceler
Pervamız yoktu bilirsin.
Kimsedensaklamadık halimizi
Ah!..söylemesem de olur,yazmasam da
Dostlar biliyor hikayemizi


Bir sabah gemiye bindik açıldık
Ekmek peynir yedik öğlen üzeri
Son kalan paramızla tütün aldık
Daha sonra bir gece nasıl içmiştik
Oteller almadı kaldık.


Bir gün Aksaraydan geçtim,yürüdüm
Laleyiye geldim öünde duak
Nasıl odum bilsen,ağlıyamadım
Sen mi gittin,ben mi kaldım,ne oldu
Ne oldu birden bire anlıyamadım.


Bilmiyorum sonra,bilmiyorum
Ben mi geçirmişim trene kadar.
Üç kampana vurdu mu bitti.
Dediğin gibi olmadı ayrılık
Alışamadım gitti...

-----------------


Beyhude Geçti Yllar
Bir masaldı aşkımız sisler bulutlar ardında
Bir akşam bitiverdi herşey yok oldu bir anda
Beyhude geçti yıllar silindi hatıralar
Geride bir avuç yalan
Hüzün dolu geceler buğulu pencereler
İşte hepsi bu senden kalan

Nasıl içim yanıyor öylesine sevdim seni
Hep saklamak istedim altın kafeslerde seni
Beyhude geçti yıllar silindi hatıralar
Geride bir avuç yalan
Hüzün dolu geceler buğulu pencereler
İşte hepsi bu senden kalan


Sanki gizli bir el kopardı seni benden
Savurdu bir kar tanesi gibi
Boş yere arıyorum sımsıcacık sevgini
Bu ıslak boş sokaklarda elinden oyuncağı
Alınmış çocuk gibi yalnızım sokaklarda


Bir masaldı aşkımız sisler bulutlar ardında
Bir akşam bitiverdi her şey yokoldu bir anda
Beyhude geçti yıllar silindi hatıralar
Geride bir avuç yalan
Hüzün dolu geceler buğulu pencereler
İşte hepsi bu senden kalan..


-----------------

GEÇMİŞ YAZ
Rü'ya gibi yazdı.Yarattın hevesinle,
Her anını,her rengini,her şi'rini hazdan.
Hala doludur bahçeler en tatlı sesinle!
Bir gün,bir uzak hatıra özlersen o yazdan

Körfezdeki dalgın suya bir bak,göreceksin:
Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde;
Mehtab...iri güller... ve senin en güzel aksin...
Velhasıl o rü'ya duruyor yerli yerinde!


-----------------

Uzaklarda biri için
Uzakta,çok uzakta biri için giyinir mi insan
Göğsü en açık bluzunun altına
Yürüdükçe salınan bir etek geçirip
Salınır mı sokakta uzakta biri için

-Bugün senin için giyindim akşamdan seçip
Senin için dudağına bir gülücük kondurdum
Görsen bayılırdın


Uzakta,çok uzaklarda biri için
Kırmızı sulu ve serin
Ne varsa vişne şeftali ve kiraz
Oturup yer mi insan,uzakta biri için


- Kocaman simge gözlü çocuğu dünyanın
Bugün kurduğum sofra senin için
Senin için en sulu elma
Utanarak.


Uzakta bir savaşta ateş altında biri için
Bir soba bir simit
Beyaz peynir ve kedi


- Kar yağıyordu soba sıcaktı
İki simit aldım biri senin için
Senin için ellerimi ısıttım,ayaklarımı senin için
Senin için ayin yaptım,büyü yaptım,tütsü yaptım


Uzakta bir hapiste tutsak biri için
Kırlara çıkar mı insan yalınayak
Bütün elektriğini toprağa akıtarak


- Bu sabah tan ağarırken kıra gittim senin için
Çıplak ayaklarımda çimen serinliği
Yüzümde rüzgar elimde elin
Senin için koştum koştum


Uzakta çok uzaklarda insanlar için
Ölür mü insan


- Öldüler,öldürdüler....


-----------------

Veda
Elimde sükutun nabzını dinle,
Dinle de gönlümü alıver gitsin!
Saçlarımdan tutup,kor gözlerinle,
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!

Yürü,gölgen seni uğurlamakta,
Küçülüp küçülüp kaybol ırakta,
Yolu tam dönerken arkana bak da,
Köşede bir lahza kalıver gitsin!


Ümidim yılların seline düştü,
Saçının en titrek teline düştü,
Kuru yaprak gibi eline düştü,
İstersen rüzgara salıver gitsin!


-----------------

Seviyorum seni
Seviyorum seni,
Ekmeği tuza batırıp yer gibi,

Geceleyin ateşler içinde uyanarak
Ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi


Ağır posta paketini,
Neyin nesi belirsiz,
Telaşlı,sevinçli,kuşkulu açar gibi


Seviyorum seni,
Denizi ilk defa uçakla geçer gibi


İstanbul yumuşacık kararırken ortalık
İçimde kımıldayan bieşeyler gibi,


Seviyorum seni,
Yaşıyoruz çok şükür der gibi


-----------------

YA EVDE YOKSAN
Aşkınla ne garip hallere düştüm!
Herşeyim tamam da bir sendin noksan!
Yağmur yaş demeden yollara düştüm,
İçim ürperiyor ya evde yoksan!...

Elbisem gündelik,papucum delik,
Haderin olsa da sobayı yaksan.
Yağmur iliğime geçti üstelik!
İçim ürperiyor ya evde yoksan!...


Sarhoşsan kapını çaldığım anda,
Fahişeler gibi açık saçıksan!
Bir de ufak rakı varsa masanda!
İçim ürperiyor ya evde yoksan!...


Bakkala gitmeme lüzum kalmasa,
Durumu anlardın takvime baksan!
Allah vere misafirin olmasa,
İçim ürperiyor ya evde yoksan!...


Kıvırcık marulun vardır inşallah;
Bir salata yapsan,bol limon sıksan,
Senin de iştahın iyi maşallah!
İçim ürperiyor ya evde yoksan!...


Sabahlara kadar içsekisevişsek
Ne ben işe gitsem,ne sen ayıksan,
Derin bir uykunun dibine düşsek!
İçim ürperiyor ya evde yoksan!...


Ne kadar üşüdüm,nasıl acıktım!
İlk önce sıcacık banyoya soksan,
Sanırsun şu anda denizden çıktım,
İçim ürperiyor ya evde yoksan!...


Yanlış mı aklımda kalmış acaba!
Muhabbet sokağı numara doksan.
Boşa mı gidecek bu kadar çaba!
İçim ürperiyor ya evde yoksan!...


Ya yolu kaybettim,ya da ben kayboldum!
Ne olur bir yerden karşıma çıksan!
Tepeden tırnağa sırılsıklam oldum!
İçim ürperiyor ya evde yokan!...




Sen Benim
Sen...
Benim GÖKYÜZÜMSÜN
Benim FIRTINADA SIĞINDIĞIM LİMANSIN
Benim EN DEĞERLİ ARMAĞANIMSIN
Benim EN DUYGUSAL ANIMSIN
Benim SONSUZA DEK EN YAKIN ARKADAŞIMSIN
Benim İLHAM KAYNAĞIMSIN
Benim KADERİMSİN
Benim FARILDAYAN IŞIĞIMSIN
Benim GECEM, GÜNDÜZÜMSÜN
Benim YÜREĞİMİN İLACISIN
Benim ÖFKEMİN GİDERİCİSİSİN
Benim AĞRI KESİCİMSİN
Benim BAHAR ATEŞİMSİN
Benim NADİR BULUNAN MÜCEVHERİMSİN
Benim DUALARIMIN YANITISIN
Benim KALBİMSİN RUHUMSUN
Benim HAYATIMI HAYAT YAPANSIN
Benim KUTSALIMSIN
Benim MORALİMİ DÜZELTENSİN
Benim EN BÜYÜK ŞANSIMSIN
Benim SON DANSIMSIN
Benim ENERJİMSİN
Benim İŞTAH AÇICIMSIN
Benim SABAH GÜNEŞİMSİN
Benim AKŞAM EĞLENCEMSİN
Benim KALBİMİN BEKÇİSİSİN
Benim KAHKAHALARIMIN KAYNAĞISIN
Benim SONSUZUMSUN
Benim YANAN ATEŞİMSİN
Benim EN BÜYÜK ARZUMSUN
Benim RUHUMUN EŞİSİN
Benim İNANCIMSIN
Benim RÜYALARIMSIN
Benim HERKESTEN ÖNCE GELENİMSİN
Benim GÜVENCEMSİN
Benim SAĞDUYUMSUN
Ölene kadar SEBEBİMSİN
BELKİ,
BİLMİYORSUNDUR...




Aşk Biyografisi
Çember çevirerek koşarken sokaklarda
Düşüp dizlerimizi parçalardık.
Gülen gözlerle kalkıp ayağa,
Çember peşinde yine koşmaya başlardık.
Usanmazdık,bıkmazdık,yorulmazdık,
Yaramazdık,kararlıydık,inatçıydık.
Dizimizdeki akan kanlara aldırmazdık;
Kabuk bağladı yaralarımız ,yılmadık...
Sapanlarımız vardı ellerimizde,
Kuşları birer birer avlardık.
pişman olduk sonraları ama
Epeyce kuşun canını aldık..

Çocuk aklımızdan çıkmazdı yaramazlık,
Çok yaramazdık.

Bitince çocukluğumuz,
Biraz büyünce aklımız,
Sakallarımız başlayınca pipon maçına
derslerden kaçmaya başladık sigara molasına..
Bir meraktı önceleri sonra sardı sımsıkı,
Arkasından bira geldi,rakı..
Dağıttık iyice ,saldık kendimizi..
Lise de bitti bunlara rağmen teşekkürle..

Başladım yüksek okulda okumaya...
Herşey iyiydi ,herşey güzel.
Sonra aşk yakaladı omuzlarımdan.
Tuttu silkeledi ,
Tuttu vurdu yüreğimi.
Ve çekip gitti bırakıp cesedimi..

Epeyce ölü kaldım.
Geçince 'zaman'ilaç oldu bana.
İyileştim sanarken,yine çıktı aşk.
Yine vurdu bıraktı beni,
yine attı kaçtı beni.
Yine öldüm..
'Zaman yine iyileştidi,iyileştim.

Ben aşkı aradım,buldum..
Ondan hesap soracaktım.
Onu sardım sımsıkı,
Tam bırakacaktım vurarak yüreğini,
Öldüğüm anlar geldi aklıma..
Öldürmeyecektim aşkı,bıraktım.
Nereye giderse gitsindi,
ne olursa olsundu sonu..
Bırakılmaz oldu sonra;
Daha da sarıldım.
Sımsıkı hemde dört kolla.
Araya 'zaman' girdi sonra.
Özlemenin güzelliğini de
Acısını da aynı anda yaşadım.
Aşka da bağlandım.

'Zaman' oyun oynadı bana..
Aşkım benden kopmuş bu arada.
Hissi kalmamış,ben seven yalnız..
Duyguları kaybolmuş,bir ben seven yalnız.
Şans tanımadı 'zaman',
Bir defa daha istedim,olmadı..

Biterken bu aşk da ben ölmedim.
Ölmemeyi öğrendim ama,
Felç kaldı duygularım....




Gülüşün
gülüşünde bir mana var
saklayamazsın
sarılışında ne düşler
ne düşükler
sakınamazsın
aynı yolları,
kimsesiz mekanları
birlikte özleme hasreti...
yalnızlığımın dert ortağı gastrit...

gülüşünde bir mana var
saklayamazsın

bütün iç savaşlarda
rehin alındı bu yürek
kandıramazsın

hangi çekilişin
büyük ikramiyesi bu,
en uzak sevişmelerin
yeni yetme utancı
lakin aşk
biraz da utanmaktır yaşamaktan...
sakınamazsın...
yeni yetmelik işine gelince
o zaten hepimizin gizli öznesi
Türkçe'de var
bazı dillerde yok

gülüşünde bir mana var
saklayamazsın
kime niyet kime felaket bu aşk
anlayamazsın

ödümüz patlıyor acı çekmekten
oysa
biraz da acıdır
aşkın mayası...
kaçınamazsın...

gülüşündeki manayı saklayamazsın
tutunacak verimiz yok
resmi tutanaklarda

gülüşünde bin yıllık hasret var
saklayamazsın

bu yazık karşılaşmanın
alnımıza çakılıyor anafikri :

aşka cesaretimiz yoksa
başka zaman görüşürüz!



GÖZLERİNİ YÜKLENDİM
Damlalar düşüp
Bakışlar kururken
Bulutlarla yolculuk ettim
Kırmızı bir gülün ardında geçti
Tebessüm süsü gözler
Bilmezdim gurbet akşamlarının
Bu denli soğuk olduğunu
Bakışlarından
Ümitler doldurmasaydım
Şimdi yaşarmıydım kimbilir
Bir yanım uçurum
Bir yanım deniz
Gözlerini,gözlerimde
Nasıl taşıdım kim bilir ?



Yaşayabilme İhtimali
soğuk ve şehirlerarası
otobüslerde vazgeçtim
çocuk olmaktan
ve beslenme çantamda
otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama
yeme ihtimalini sevdim.

İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
(Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o
zaman) özlemeye başladım herkesi... Ve bu hasret öyle
uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım
sonra...

Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...

Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan
kahverengi sıralarda, solculuk oynamaya başladık...
Ben doktor
oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu,
pütürlü duvarlara ve Türk Dil Kurumu'na inat bir
Türkçe'yle... Ağbilerimizden öğrendik, Ş harfinden
orak çekiç figürleri türetmeyi...

Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu
haber bültenleri...
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim...
(Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik
dikenleri saymazsak...)
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu... Ve belli bir
saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber
bültenleri... Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim...
Ve hiçbir mahkeme tutanağında geçmedi adım...
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm
sadece...


Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama
sen yoktun.. Ben, senin beni sevebilme ihtimalini
seviyordum, suni teneffüs saatlerinde... Okul servisi
seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine
götürüyordu... Ben, senin benimle Tunalı Hilmi
Caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum...

Ben senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyordu tenimin çatlamaya hazır
Gevrekliğini... Sonra otobüs oluyordum,
kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü...
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum Muş
ovasının yalancı maviliğini... Otobüs oluyordum bir
süre... Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum,
yanağım otobüs camının garantisinde...
Otobüs oluyordum... Bir ülkeden bir iç ülkeye...
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum...

Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın
listesinin... Korkuyordum... Sonra iniyordum otobüsten...
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun, ömrümün
en kısa, ömrümün en çocuk, ömrümün en ihtiyar yolunu
koşuyordum... Çünkü sonunda annem oluyordum babam
kokuyordum sonunda...

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim,
çocuk olmaktan...
Ve beslenme çantamda
otlu peynir kokusuydu babam...

Ben seninle birgün Van'daki bir kahvaltı salonunda...
Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği)
bir yol üstü lokantasında...
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay
kıvamında bakan Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak
damında...
Ben seninle herhangi bir insan elinin terli
coğrafyasında olma ihtimalini sevdim...


Ben senin,
beni sevebilme ihtimalini sevdim !




Aşk Hayatı
sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı, canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...
"bir insanı sevmekle başlıyordu her şey"
ve boşanmak için
en az iki şahit gerekiyordu!




O ve Ben
Sana koşuyorum bir vapurun içinden
Ölmemek, delirmemek için...
Yaşamak; bütün adetlerden uzak
Yaşamak...
Hayır değil, değil sıcak:
Dudaklarının hatırası;
Değil saçlarının kokusu
Hiçbiri değil.
Dünyada büyük fırtınanın koptuğu böyle günlerde
Ben onsuz edemem.
Eli elimin içinde olmalı,
Gözlerine bakmalıyım,
Sesini işitmeliyim.
Beraber yemek yemeliyiz.
Ara sıra gülmeliyiz.
Yapamam, onsuz edemem.
Bana su, bana ekmek, bana zehir;
Bana tad, bana uyku
Gibi gelen çirkin kızım,
Sensiz edemem!



Hatırlama
Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak
Rüyaların kadar sade, güzeldin,
Başbaşa uzandık günlerce ıslak
Çimenlerinde yaz bahçelerinin.
Ömrün gecesinde sükun, aydınlık
Boşanan bir seldi avuçlarından
Bir masal meyvası gibi paylaştık
Mehtabı kırılmış dal uçlarından




Bütün Yaz
Ne güzel geçti bütün yaz,
Geceler küçük bahçede...
Sen zambaklar kadar beyaz
Ve ürkek bir düşüncede,
Sanki mehtaplı gecede,
Hülyan, eşigi asılmaz
Bir saray olmuştur bize;
Hapsolmuş gibiydim bense,
Bir çözülmez bilmecede.
Ne güzel geçti bütün yaz,
Geceler küçük bahçede…



UNUTAMIYORUM
Unut demek kolay gel bana sor bir de
Unutamiyorum iste unutamiyorum
Bir sey var suramda beni kahreden
Suramda tam yuregimin ustunde
Cakili duran bir sey var
Elimde degil sokup atamiyorum
Dalip dalip gidiyor gozlerim derinlere
Kimi gorsem biraz sana benziyor

Seni hatirlatiyor su bulut su gokyuzu
Su kayalari doven deniz
Su huzunlu melodi su napoliten sarki
Bir zamanlar beraber dinledigimiz

Boyuna seni dusunuyorum durmadan usanmadan
Simdi diyorum o ne yapiyor acaba
O guzelim gozleri kime bakiyor
O canim elleri nerde

Oysa gunler o gunler degil
Aksamlar o aksamlar degil
Ve kalan simdi sadece ozlemin gecelerde
Durup durup seni buyutuyorum icimde

Seninle acilar buyutuyorum
Yeni yeni kederler buyutuyorum dayanilmaz
Kirli sular yuruyor iliklerime
Bir zehir karisiyor kanima anliyor musun

Bir daha gorsem seni diyorum bir daha gorsem
Bir gun olsun bir dakika olsun
Unut demek kolay, gel bana sor bir de
Hatirladikca gozyaslarimi tutamiyorum

Dilimin ucunda sen
Basimin icinde sen
Kader misin, ecel misin nesin sen
Unutamiyorum iste UNUTAMIYORUM




Sevgilim Ben Şimdi
Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
''Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz''.
Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere
O gülün yüzü gülmüyor sensiz
O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
Hepten hüzünlü bu günlerde
Gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye
Masada tabaklar neşesiz
Koridor ıssız
Banyoda havlular yalnız
Mutfak dersen - derbeder ve pis
Çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş
Vantilatör soluksuz
Halılar tozlu
Giysilerim gardropda ve şurda burda
Memo'nun oyuncak sepeti uykularda
Mavi gece lambası hevessiz
Kapı diyor ki açın beni kapayın beni
Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
Radyo desen sessiz
Tabure sandalyalardan çekiniyor
Küçük oda karanlık ve ıssız
Her şey seni bekliyor her şey gelmeni
İçeri girmeni
Senin elinin değmesini
Gözünün dokunmasını
Ve her şey tekrarlıyor
Seni nice sevdiğimi



Seni Seviyorum

birtanem melengeçim
benim yaşama sevincim
ilk göz ağrım değil ama
ağrımayan tek gözüm
seviyorum seni yanımda olmasanda
beni sarmasanda seviyorum
gökyüzü şahit sevgime
denizler şahit biliyorum

sen bir bahar gibi geldin kapıma
bülbül gibi kondun dalıma
yemin ettim seni bırakmamaya
sevdalım çapıtlım seviyorum seni

ayrılıkların olduğu bu dünyada
ayrılmayacağım senden ölene dek
belki seni göremeyeceğim ama
bu gönül seni hep sevecek

inan yalan değil sana olan sadakatim
yalan değil seni sevdiğim
adem im aşığım aşktır bildiğim
seviyorum seni melengeçim




Aşk ve Kuyrukluyıldız

Gittiğim bütün hekimler aynı şeyleri söylediler
Söz birliği
Etmişcesine
"Aşk hastalığıdır bunun adı
Ve çok sarsar insanı bu yaştan sonra"

Oysa ne yalan söyliyeyim,
Ben yalnızca
Bir kuyrukluyıldıza
Çarptığımı sanmıştım
Yaşamın çıkmaz sokaklarında yürürken
Yüreğim bir patlamayla aydınlanınca




Aşk Eskidi
Yeşil gözlerinde aşka hasret
Gözlerim soldu yüzüm eskidi
Kağıt kalem aşka niyet
Ellerim kurudu yürek eskidi

Sevmeyene aşk sevene nefret
Sevip de sevilmeyen ruhum eskidi




Seviyorsun, Sevmiyorsun
En zor animda, yoksun hiç yanimda.
Soguk yagmurlarda bekliyorum seni.
Seni, sevgini, gel artik kurtar beni.
Uzun yollarda gezindim, tükendim.
Anilarla, sensizlige direndim, denedim.
Bekledim, bekledim, çok özledim.
Gözbebegim, sana çok hasretim.

Gizli kalmis düslerin tesirindeyim.
Sevginin hasretiyle beklemekteyim.
Anlarsin bir gün diye çekinmekteyim.
Seviyorsun, sevmiyorsun, nereden bileyim?

Istesemde olmuyor, sensiz zaman geçmiyor.
Ne yapsamda gitmiyor, gözlerin düslerimden.





Sensiz
Yağmurun tadı yok sensiz
Ne kış ne bahar
Mehtap bile inek gibi bakar
Mavi bir boşluk deniz.
Tadı kalmadı şarkıların
İçki kadehi soğuk
Dün , bugün , yarın
Manasız donuk
Sen olsaydın eğer
Seninle gelseydi yağmur
Kar , tipi , çamur
Koymazdı bu kadar .
Mehtap göz kırpardı tatlı tatlı
Zeki ve çapkın
Ses ve ışık dolardı deniz
Dalgalar cana yakın .
Varsın bağırsın sarhoşlar , satıcılar
Kar kış kıyamet kopsun
Bahar canı isterse olsun
Akşam da olmayaydı sabahta
Beraberdik sevapta , beraberdik günahta
Yağmurun tadı yok sensiz
Ne kış ne bahar
Mehtap bile inek gibi bakar ,
Mavi bir boşluk deniz ...



İLHAMLAR
Dedim ya
Sevdiğim kadınlarla dolu dünya.
İlkim değilsin sen
Sonuncu olman da hülya ...
Yaşamak için severim ben
Ölmemek için severim
Severim ya .
Sen ömrümden bir zaman parçası
Ciğerlerimde nefessin
Sevdiğim müddetçe yaşarım seni
Ve sevmek güçleşirse eğer
Gelir bir başkası
Dedim ya
Sevdiğim kadınlarla dolu dünya ...



BİLMECE
Sen bir dere istersin
Kayalardan köpük köpük çağlayan
Oysa ki gölüm ben .
Sen bağ bahçe istersin
Yeşillikler içinde
Oysa ki çölüm ben .
Yıldırım düşsün istersin karşı kayalara
Yansın , yaksın istersin
Gözlerinde tutkuların kıvılcımı
Alev alev kor dolu avuçların
Oysa ki külüm ben .
Bir coşkunluk senin istediğin
Büyük büyük kentlerde bir yaşantı
Pırıl pırıl asfalt caddeler
Oysa ki
Taş toprak içinde tozuyan
Bir yolum ben .
Bir goncasın sen bakımlı bahçelerde
Veya bir leylak balkonları süsleyen
Ben serin çınarlarda bir dalım
Bir kolum ben ...
Umutsuz bakma gene de
Belki bendedir aradıkların
İşte bıçak parça parça böl beni
Parçalardan birindeyim
Bul beni ...



Sen ve Ben
Hayatta hiçbirşeyi bu kadar çok istemedim.
Hiçbirşey bu kadar tutku olmada bende.
Ne hakkın var beni ağlatmaya,
Ne hakkın var kalbimden mutluluğu çalmaya.
SEN ulaşılmazım,imkansızım,uğruna hep ağladığım.
En sevdiğim,taptığım SEN.
BENgörmediğin,görmek istemediğin
Belkide değer bile vermediğin BEN.

Sen unutmak istedikçe aşık olduğum,
Delice kıskandığım,
Uğruna aylarımı mahvettiğim
Hergün lanetledikçe,daha da saplandığımsın.


Ne olur haykır yüzüme, bağır
'Nefret ediyorum'diye
'Umrunda bile değilsin'de
Ama gülümseme bana,bakma yüzüme.

Aslında sen bunları hiç haketmiyorsun,
Daima çekip bilmediğim uzaklara gidiyorsun.
Geri ver en güzel olması mümkün günlerimi
Geri ver seninle dolu yüreğimi.

Ey benim kıymet bilmez delikanlım,
Hançer gözlüm,
Vefasız,biricik sevgilim.
Tek vazgeçilmezim,sevdiğim.

AMA BEN YİNEDE SENSİZİM,
YALNIZIM VE SENDEYİM.


Güzelim
Sevmek ne güzeldir,
Sev sen de güzelim.
Sevgi bahar gibi,
Gör sen de güzelim.
Nasıl anlatsam ki;
Gökteki güneşi,
Sulardaki sesi,
Sor sen de güzelim,
Kupkuru topraklar,
Solgundur yapraklar,
Bu aşk yürek yakar;
Kor sen de güzelim,,

Mor,şarı çiçekler,
Uçar kelebekler,
Bir gün bahar biter,
Yor sen de güzelim




KİMSESİZ AKŞAM
Boş şişeyle bardakta
Titremekte mum alevi;
Oda soğuk buz gibi.
Dışarıda otlara yağmur yağmakta.
Yatıyorsun kısa bir zaman için
Üşüyerekten üzgün, yatağına.
Yine sabah olacak, akşam daha sonra,
Sabahlar, aklamlar gelecek tekrar,
Ama sen hiç gelmeyeceksin.



ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerin kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum









 

Reklam: Oto - Çiçekçiler - Emlak - Emlakçılar - Ucuz Ara - Çiçekçi - E-Ticaret - Web Tasarımı - Ticaret - Bilgisayar - Çiçek - inşaat - Bisiklet - Sözlük - Antika